Bisiklet
İki üç gün önce Hevi bana, bisikletle dolaşırken yürürken verdiği selama göre insanların bisiklette daha samimi selam aldığını söyleyince şaşırmıştım biraz. Sonra düşününce gerçekten mantıken yanış ama döneme uygun olduğunu fark ettim. Dönemimiz insanı önce küçük eşyalarını (kalemini , defterini) sık sık değiştirmeye başladı. Bu durumu cep telefonlarını değiştirmesi sonra da ev arabaların değiştirilmesi takip etti. Bunların yerini de, insanların eş dostlarını dahi sıkça değiştirmesi aldı gibi gözüküyor.
Öyle bir dönem yaşıyoruz ki, insanların çoğu kendinden uzaktakilere daha samimi davranırken; daha samimi davranması gereken eş, dost ve akrabasına daha soğuk davranıyor. Bunun tahminen iki nedeni var. Birincisi az önce bahsettiğim her şeyden bıkma ve değiştirme özellikleri. Sevdiklerinden bıkan insanlar veya onlardaki kusurları hep göz önünde tutan insanlar, onlarda sadakat aramak ve onlarla daha çok anı biriktirmek yerine yeni arkadaş, yeni sevgili ve yeni bir çevre aramaya başlıyorlar. İkinci neden ise insanlar hep yeni olana daha meraklıdırlar. Bu kendinde olmayana merak, anlayana kadar onu çözümleme ihtiyacı doğurur bir çok insanda. Tabii bu çözümleme de insanların fıtratına göre değişebilmekte.
İnsanların bir kısmı bu çözümlemeyi gözlemleyerek yaparken bir kısmı eski çevresine gösterdiği ilgiyi yeni insanlara aktararak yapıyor. Bir yerden sonra da çevreden çevreye, insandan insana zıp zıp zıplayan insan haline dönüşüyorlar.
Peki bunun bir çözümü var mı? Kesinlikle var. İlk önerim zıplayanlar için. Öncelikle sadakat kavramını kendinizde oturtmaya çalışın. İlk sorunda kaçmak veya hemen yeni maceralara gitmek yerine sorunlarla savaşmayı ve elinizdekilerin kıymetini bilmeyi öğrenin. Yoksa ilerideki yaşamınızda yapayalnız kalırsınız ya da sadece çıkar ilişkileri üzerine kurulu berbat bir sosyal çevreniz olur. Tabi bundan razı iseniz o ayrı mesele. İkinci önerim ise etrafında böyle insanlar barındıranlar için. Sizin birinci vazifeniz arkadaşınızı üslubuna uygun uyarmak. Uyarmanıza rağmen davranışlarında değişiklik olmayanlara çok da güvenmemek gerekir bence. Yarın sizleri de yarı yolda bırakabilir.
Öyle bir dönem yaşıyoruz ki, insanların çoğu kendinden uzaktakilere daha samimi davranırken; daha samimi davranması gereken eş, dost ve akrabasına daha soğuk davranıyor. Bunun tahminen iki nedeni var. Birincisi az önce bahsettiğim her şeyden bıkma ve değiştirme özellikleri. Sevdiklerinden bıkan insanlar veya onlardaki kusurları hep göz önünde tutan insanlar, onlarda sadakat aramak ve onlarla daha çok anı biriktirmek yerine yeni arkadaş, yeni sevgili ve yeni bir çevre aramaya başlıyorlar. İkinci neden ise insanlar hep yeni olana daha meraklıdırlar. Bu kendinde olmayana merak, anlayana kadar onu çözümleme ihtiyacı doğurur bir çok insanda. Tabii bu çözümleme de insanların fıtratına göre değişebilmekte.
İnsanların bir kısmı bu çözümlemeyi gözlemleyerek yaparken bir kısmı eski çevresine gösterdiği ilgiyi yeni insanlara aktararak yapıyor. Bir yerden sonra da çevreden çevreye, insandan insana zıp zıp zıplayan insan haline dönüşüyorlar.
Peki bunun bir çözümü var mı? Kesinlikle var. İlk önerim zıplayanlar için. Öncelikle sadakat kavramını kendinizde oturtmaya çalışın. İlk sorunda kaçmak veya hemen yeni maceralara gitmek yerine sorunlarla savaşmayı ve elinizdekilerin kıymetini bilmeyi öğrenin. Yoksa ilerideki yaşamınızda yapayalnız kalırsınız ya da sadece çıkar ilişkileri üzerine kurulu berbat bir sosyal çevreniz olur. Tabi bundan razı iseniz o ayrı mesele. İkinci önerim ise etrafında böyle insanlar barındıranlar için. Sizin birinci vazifeniz arkadaşınızı üslubuna uygun uyarmak. Uyarmanıza rağmen davranışlarında değişiklik olmayanlara çok da güvenmemek gerekir bence. Yarın sizleri de yarı yolda bırakabilir.
Tebrikler canım yine güzel bir konuyu elle almışsın .
YanıtlaSilEvet samimi bir şekilde şunu belirtebilirim bisiklet 🚵♀️ sürdüğüm esnada kendimi bir kelebek 🦋 kadar özgür hissediyorum ve bu özgürlüğün insanları da mutlu ettiğine tanıklık ettim . Geçen akşam kasaba gitmek için evden çıktım ve dönüşte tanıdık tanımadık herkese iyi akşamlar efendim mutlu bir üslupla deyip geçiyordum . Bunun üstüne geçen bir bakkal abi Hocam vermiş olduğunuz bir günaydın ,iyi günler ,iyi akşamlar tarızı selamlar uzun bir süre çalıma potansiyelinin yüksek olduğunu belirti ve tüm samimi duygularımla bunu belirtmek istiyorum insanları mutlu eden küçük şeyler çoğunlukla manevi yüklüdür ve bunun bilinci beni mutlu ediyor siz de insanları mutlu etmek için küçük şeyler yapabilirsiniz. “Kendiniz mutlu etmekle işe başlayın somurtkan ve negatif bir şekilde insaların arasına karışmaktansa birilerine yüzünde ki tebessüm sebebi olabilirsiniz ..
Teşekkür ederim Ömerciğim bu güzel çalışmamda ismime yer verdiğin için ...🌿