İki nöbette iki hasta no.1
Blog ismi tıbbi edebiyat olunca her zaman hayatla ilgili olmuyor yazılar ister istemez.. Acilde bunlar da mı var demek gerekiyor. Bu arada bazı tıbbi terimlerin manasını bilmeyenler için hikayenin sonunda anlamları olacaktır merak etmesinler.
Hastaya gelirsek... Acil nöbetinde iken hafif yoğunluk vardı kapı önünde. Normalde hasta sayısı beşi geçince beklemekten sıkılan hasta ve hasta yakınları of puf etmeleri gerekirken sakince sıra bekliyorlardı. Bir anda içeri biri yirmilerinde diğeri ondan tahminen beş yaş büyük iki kadın ve otuzlarında bir erkek daldı içeri ve "Bakabilir misiniz acaba kız kardeşim çok rahatsız." dedi kızlardan büyük olan diğer kız ise başını tutmuş sızlanıyordu. Konuşmalardan anladığım kadarıyla yaşça büyük olan kızın eşiydi beyefendi ve bu baş ağrılarından o kadar sıkılmış olmalı ki "Ya yine bir şey çıkmayacak. Boşuna yoruluyoruz" diye sitem etmişti hafif bir ses tonuyla. Sitemi eşinden çok bana gibiydi. İçeride hasta olduğunu sıra onlara gelince bakacağımı belirttim ve dışarı çıkmaları gerektiğini söyledim.
Aklımdan ilk geçen cümle "Konversiyon hastası galiba Allah ailesine sabır versin." olmuştu. Sıra onlara gelince içeri girdiler. Abla anlatmaya başladı. "Hocam dört aydır doktor doktor geziyoruz. Nöroloji, dahiliye, psikiyatri hepsine gittik bu kızın baş ağrısına bir çare bulamadılar. Ne zaman gitsek her şey normal diyerek ağrı kesici verip eve gönderiyorlar bizi." dedi. Diğer kıza sordum ne şikayeti olduğunu ama kız ayakta bile duramayacak vaziyette idi. "Hocam başım ağrıyor. Bütün dünya sanki içimden konuşuyor. Tüm sesler beni rahatsız ediyor. Sanki kulağımı delmişler." dedi. "Tamam kardeşim dedim. Sen merak etme. Ben acil bir durum var mı bakacağım ama yoksa elimden bir şey gelmez baş ağrısı için tekrar nöroloji doktoruna gitmeniz gerekir." dedim. Kulağımı delmişler diyince muayene konusunda kendimi geliştirebilmek için ekstra kulağına bakmak istedim ama otoskop cihazının tek kullanımlık aparatı bitmişti. Hastadan tam kan sayımı ve biyokimya istedim ve çıkınca yanıma gelmelerini istedim. O sırada da görevli arkadaş yeni aparatlar getirebilirdi böylelikle.
Aradan bir saat geçmişti ve kızcağız hâlâ etrafta kıvranarak geziyordu hatta gezemiyordu. Yürüyemeyecek hâlde olduğu için ablası tekerlekli sandalye ile gezdiriyordu onu. Sonuçları öğrenmek için geldiklerinde daha sonuçlar çıkmamıştı ama otoskop cihazının aparatları gelmişti. Kızı muayene sedyesine oturtup iki kulağına da baktım. Mutlaka iki kulağa da bakardım. Hem el pratiği açısından hem de sağlam taraf ile hasarlı tarafı karşılaştırmak amacıyla. Eğer konversiyon hastası ise iki taraf da sağlam olacaktı ama bakmaktan zarar gelmezdi. Hastanın sağ kulağına baktığımda önce panik oldum çünkü kulağı kanamıştı ve kulak zarını görememiştim delmiş olsa çoktan farkına varır diye düşündüm çünkü doktor doktor gezmişlerdi. Sol kulağına baktığımda ise kızarıklık vardı enfeksiyon var gibi görünüyordu ve diğer kulağı yüzünden bu kulak bana normal gelmişti.
Döndüm ve hastayı hiç KBB uzmanı gördü mü diye sordum. Ve yine beklemediğim bir cevap aldım. Dört aydır doktor doktor gezmişlerdi ama KBB uzmanına muayene olmamıştı. Diğer doktorlar da baş ağrısına yöneldiği için kulağa bakma ihtiyacı duymamıştı. Hemen KBB uzmanını aradım ve durumu anlattım. Gönder ben bakarım dedi. Hasta bir saat sonra döndüğünde eniştesi şaşkın, ablası ise sevinçten ağlayacak halde idi. Doktor sağ kulağında delik olduğunu ve haftaya ameliyat edeceğini sol kulağına enfeksiyon iyileştikten sonra tekrar bakacağını söylemişti. Allah sizden razı olsun duaları ablasının dilinden çıkana kadar düşmedi. Bu tür mutluluklar az yaşadım ama her yaşadığımda bana apayrı bir huzur verdi.
Bu hasta ile insanları dinlemenin ve muayenenin önemini ve ön yargılı olmamayı bir kez daha kendime hatırlattım.
Konversiyon: biyolojik bir hastalığı olmamasına rağmen psikolojik rahatsızlığın vücutta ağrı bulantı kusma gibi şikayetlere neden olduğu bir hastalık
Otoskop: kulak dış yolunu ve kulak zarını muayene etmeye yarayan tıbbi cihaz
Hastaya gelirsek... Acil nöbetinde iken hafif yoğunluk vardı kapı önünde. Normalde hasta sayısı beşi geçince beklemekten sıkılan hasta ve hasta yakınları of puf etmeleri gerekirken sakince sıra bekliyorlardı. Bir anda içeri biri yirmilerinde diğeri ondan tahminen beş yaş büyük iki kadın ve otuzlarında bir erkek daldı içeri ve "Bakabilir misiniz acaba kız kardeşim çok rahatsız." dedi kızlardan büyük olan diğer kız ise başını tutmuş sızlanıyordu. Konuşmalardan anladığım kadarıyla yaşça büyük olan kızın eşiydi beyefendi ve bu baş ağrılarından o kadar sıkılmış olmalı ki "Ya yine bir şey çıkmayacak. Boşuna yoruluyoruz" diye sitem etmişti hafif bir ses tonuyla. Sitemi eşinden çok bana gibiydi. İçeride hasta olduğunu sıra onlara gelince bakacağımı belirttim ve dışarı çıkmaları gerektiğini söyledim.
Aklımdan ilk geçen cümle "Konversiyon hastası galiba Allah ailesine sabır versin." olmuştu. Sıra onlara gelince içeri girdiler. Abla anlatmaya başladı. "Hocam dört aydır doktor doktor geziyoruz. Nöroloji, dahiliye, psikiyatri hepsine gittik bu kızın baş ağrısına bir çare bulamadılar. Ne zaman gitsek her şey normal diyerek ağrı kesici verip eve gönderiyorlar bizi." dedi. Diğer kıza sordum ne şikayeti olduğunu ama kız ayakta bile duramayacak vaziyette idi. "Hocam başım ağrıyor. Bütün dünya sanki içimden konuşuyor. Tüm sesler beni rahatsız ediyor. Sanki kulağımı delmişler." dedi. "Tamam kardeşim dedim. Sen merak etme. Ben acil bir durum var mı bakacağım ama yoksa elimden bir şey gelmez baş ağrısı için tekrar nöroloji doktoruna gitmeniz gerekir." dedim. Kulağımı delmişler diyince muayene konusunda kendimi geliştirebilmek için ekstra kulağına bakmak istedim ama otoskop cihazının tek kullanımlık aparatı bitmişti. Hastadan tam kan sayımı ve biyokimya istedim ve çıkınca yanıma gelmelerini istedim. O sırada da görevli arkadaş yeni aparatlar getirebilirdi böylelikle.
Aradan bir saat geçmişti ve kızcağız hâlâ etrafta kıvranarak geziyordu hatta gezemiyordu. Yürüyemeyecek hâlde olduğu için ablası tekerlekli sandalye ile gezdiriyordu onu. Sonuçları öğrenmek için geldiklerinde daha sonuçlar çıkmamıştı ama otoskop cihazının aparatları gelmişti. Kızı muayene sedyesine oturtup iki kulağına da baktım. Mutlaka iki kulağa da bakardım. Hem el pratiği açısından hem de sağlam taraf ile hasarlı tarafı karşılaştırmak amacıyla. Eğer konversiyon hastası ise iki taraf da sağlam olacaktı ama bakmaktan zarar gelmezdi. Hastanın sağ kulağına baktığımda önce panik oldum çünkü kulağı kanamıştı ve kulak zarını görememiştim delmiş olsa çoktan farkına varır diye düşündüm çünkü doktor doktor gezmişlerdi. Sol kulağına baktığımda ise kızarıklık vardı enfeksiyon var gibi görünüyordu ve diğer kulağı yüzünden bu kulak bana normal gelmişti.
Döndüm ve hastayı hiç KBB uzmanı gördü mü diye sordum. Ve yine beklemediğim bir cevap aldım. Dört aydır doktor doktor gezmişlerdi ama KBB uzmanına muayene olmamıştı. Diğer doktorlar da baş ağrısına yöneldiği için kulağa bakma ihtiyacı duymamıştı. Hemen KBB uzmanını aradım ve durumu anlattım. Gönder ben bakarım dedi. Hasta bir saat sonra döndüğünde eniştesi şaşkın, ablası ise sevinçten ağlayacak halde idi. Doktor sağ kulağında delik olduğunu ve haftaya ameliyat edeceğini sol kulağına enfeksiyon iyileştikten sonra tekrar bakacağını söylemişti. Allah sizden razı olsun duaları ablasının dilinden çıkana kadar düşmedi. Bu tür mutluluklar az yaşadım ama her yaşadığımda bana apayrı bir huzur verdi.
Bu hasta ile insanları dinlemenin ve muayenenin önemini ve ön yargılı olmamayı bir kez daha kendime hatırlattım.
Konversiyon: biyolojik bir hastalığı olmamasına rağmen psikolojik rahatsızlığın vücutta ağrı bulantı kusma gibi şikayetlere neden olduğu bir hastalık
Otoskop: kulak dış yolunu ve kulak zarını muayene etmeye yarayan tıbbi cihaz
Yorumlar
Yorum Gönder